Güney Afrika 362&341(Kallis 109*, Boucher 55, Harbhajan 7-120) Hindistan 364 (Tendulkar 146, Steyn 5-75)
Cape Town'da yine güneşli bir havayla girildi güne. Hatırlarsanız, serilerden önce, maçın son günlerinde falsolu atışların can yakmaya başlayabileceği tahminini aktarmıştım. MS Dhoni de bunu dikkate almış olmalı ki günü Sreensath'la açtıktan hemen sonra offspinner Harbhajan'ı atışlara getirdi.
Hindistan'da dünkü gün sonu wicketıyla Güney Afrikalılara kötü bir sürpriz hazırlayan Harbhajan Singh, bıraktığı yerden aynen devam ederek girdi güne ve Alviro Petersen'i, biz daha ne olduğunu anlayamadan çıkardı. Hemen ardından Amla da, Harbhajan'dan gelen topu süpüreceğim derken ilginç şekilde kendi kalesini devirerek erkenden oyun dışı kaldı. Güney Afrika için kabus senaryosu gerçekleşmişti ve Kallis'in sırtındaki yük, bu iki wickettan sonra bir kat daha artmıştı. Zaten kekeleye kekeleye koşu alan Güney Afrika, bu kez de Zaheer-Harbhajan bowling atağı karşısında De Villiers'i kaybetti. Bu arada, daha önceden sakatlandığı ve ancak gerekirse vuruş yapmaya geleceği söylenen Kallis, acısını belli etse de direnişini sürdürdü. Yemek arasına gelindiğinde Güney Afrika, yaralanmıştı. Üç önemli vurucu çıkmış, üst sıra dağılmıştı ve Kallis sakat sakat oynarken, Zaheer ve Singh'in pek de acıması yoktu. Elde edilen 121 koşu hiç de tatmin edici değildi.
İkinci seansta Sreensath ve Sharma'yla birlikte geçilen yeni topun da kurbanı, son bir iki devresinde önemli yardımcılık görevleri üstlenen fakat bu kez katkı veremeden çıkmak zorunda kalan Ashwell Prince oldu. Rakibin fiyakası bozma görevini seve seve devralacak, cesur ve umarsız bir hücumcuya ihtiyaçları vardı ve wicketkeeper Boucher da boundary bulma konusundaki hevesini Ishant Sharma'dan çıkardı epeyce. Bozulan moralleriyse Jacques Kallis'in, Hindistan'ın iştahını körelten oyunu, çıkmaktan uzaklarda olduğunu gösteriyordu. Sonunda çay arası geldi ve 91 koşu için verilen tek wicket, gayet iyi bir alışverişti evsahibi için.
Son seans başında, Amla gibi süpürme hareketi yapacağım derken neredeyse LBW'yle yakalacaktı Kallis ama hakem Simon Taufel'la şans onun yanındaydı. Bu arada 50'yi aşan Mark Boucher'in zehiri, sakat olan Virender Sehwag'ın yerine part time falsolu atışlar yapan Sachin Tendulkar'dı. Yerine giren Dale Steyn'in hızlı ve başarılı sayı kazandırma projesi sayesinde Kallis de biraz rahatladı. Fakat Steyn, art arta kaybedilen üç wickettan ilkini koruyordu. Tüm bunlar Güney Afrika'nın bileğini bükse, 7 wicket alan Singh'in de dediği gibi, eğer hızlı atıcılar biraz daha tehlikeli olabilseler di, avantaj çok büyük olacaktı. Herkes, günü yine centuryle bitiren Kallis'in iki devrede 200 yapma ihtimalini de konuştuğunu hatırlıyordu gün bittiğinde. Ne yazık ki bu,olmayacak; Hindistan, 340 koşu yaptığı takdirde, maçı ve seriyi kazanacak ve bunun için de biraz şansa ihtiyaçları olacak.
I was brought up to believe that cricket is the most important activity in men's lives, the most important thread in the fabric of the cosmos. Bernard Hollowood
5 Ocak 2011 Çarşamba
The Ashes: Avustralya-İngiltere, 5.Test, 3.Gün, Avustralya 280, İngiltere 488/7
Avustralya 280 (Johnson 53, Watson 45, Anderson 4/66), İngiltere 488/7 (Cook 189, Bell 115, Johnson 3/97)
Serinin son maçının 3.günü tamamen İngiltere hakimiyetinde geçti. Avustralya’nın tekrar maçı kazanma şansı elde edebilmesinin tek yolu düzenli aralıklarla wicket alıp rakibin koşularını sınıramaktı ancak ev sahibi ekip her ikisini de başaramadı. Günün ilk atışlarını yapan açılış atıcıları Ben Hilfenhaus ve Peter Siddle ciddi bir tehlike oluşturamadılar. Dünden kalan ‘nightswatchman’ James Anderson’ın wicketını Siddle’ın almasıyla ümitlenen Avustralya karşısında Alastair Cook yine devleşti. Test kariyeri tartışılan Paul Collingwood’un sahaya gelmesi İngiltere’ye güven getirirken Avustralyalı atıcıların istikrarsızlıkları ve fielding hataları somnucunda İngiltere sağlam bir şekilde yola devam etti. Merakla beklenen spinner Michael Beer dünkü şanssızlığından sonra Test kariyerindeki ilk wicketını bugün Paul Collingwood’u oyun dışı bırakarak kazandırsa da Avustralya’yı ateşlemeyi başaramadı. Yemek arasına gidildiğinde farkı 3 koşuya indiren ve hala elinde 5 wicketı bulunan İngiltere üstünlüğünü kabul ettirdi.
Yemek sonrası döneme Alastair Cook ve Ian Bell’in gösterdikleri direnç damga vurdu. İkili, çay arasına kadar olan 2 saatlik süreçte 101 koşu alarak maçı İngiltere’ye getirecek en önemli adımı attı. Avustralyalı atıcıları sürekli cezalandıran bu ikiliden Bell biraz şansını zorlasa da oyunda kalmayı başardı. Çay arası sonrasında Alastair Cook’un 189’da oyun dışı kalması da İngiltere’nin tökezlemesini sağlamadı. Oyuna giren Matt Prior, Bell’e destek olarak onun da 100’e ulaşmasını ve Ashes kariyerinde ilk 100’ü bulmasını sağladı. Günün kapanmasına 2 over kala Bell oyun dışı kalsa da zaten İngiltere çoktan galibiyeti alacak farka erişmiş ve 208 koşu öne fırlamıştı.
Eğer yağmur yarın oyunu kesmezse muhtemelen İngiltere maçı noktalayacak performansı ortaya koyacaktır. Avustralya’nın bu zor durumdan galibiyet çıkarması neredeyse imkansız, beraberliği kurtarmaları da son 2 gün tüm wicketları kaybetmeden dayanmalarına bağlı. Bütün bu iyimser senaryoları bir kenara bırakırsak İngiltere, tam anlamıyla domine ettiği seriyi 3-1 kazanmaya emin adımlarla ilerliyor.
4 Ocak 2011 Salı
Test Serisi, 3. Gün, Cape Town, Güney Afrika 362&52/2 Hindistan 364
Güney Afrika 362&52/2(Smith 29, Petersen 22*, Singh 2-4) Hindistan 364(Tendulkar 146, Gambhir 93, Steyn 5-75)
Üçüncü gün yine güneş aydınlatıyordu Newlands'daki stadyumu ve dünün bitirim ikilisi yine işbaşındaydı. Maç başında Dale Steyn'in iki topunu ucuz atlatan Sachin Tendulkar bir daha arkasına bakmadı. Gautam Gambhir de wicketkeeper Mark Boucher'ın durduramadığı toplardan epey bir koşu alarak başladı güne. İlk seansta heyecan vardı fakat wicket yoktu. Tabi tribünlerde görünen dumanlar ve Hindistan takımının bir an için bu dumanlar arasında kalması da heyecanın bir parçasıydı. Yakınlardaki mutfakta çıkan küçük yangın kontrol altına alınmıştı. Sonunda kilidi açan sol elli falsolu atıcı Paul Harris oldu. Gambhir, nihayet sopasıyla yaptığı ince bir dokunuşla, hemen ardındaki Boucher'a yakalandı. Hindistan bu ikiliye 200'ü geçmeyi başarmıştı. Aynı Harris, ikinci testte Sharma'nın yaptığını yaptı ve Tendular'ın sopasından gelen topa temas etmek için uyguladığı el-ayak bilinçsiz kombinesinden bir runout çıkardı. Hindistan'ın Micheal Hussey'i VVS Laxman oyun dışı kalmıştı.
Gene de 237'ye gelen Hindistan'ın durumu o kadar da kötü sayılmaz demeye kalmadı, ikinci seansın başında Steyn, Pujara'yı LBW'la dışarı gönderdi. Pujara doğrusu kötü bir şekilde out oldu. Tabi takımın skorundan bağımsız takılmasıyla ünlenen Sachin Tendulkar, hemen ardından 100'ü buldu. Dale Steyn şovun bir sonraki konuğu olan kaptan Dhoni, 0'la çıkmanın üzüntüsünü yaşarken teselli Yeni Zelanda serisinde olduğu gibi, bu maçta da hücuma 40 koşuluk destek veren Harbhajan'dan geldi. Nitekim seans sonuna kadar karşısına almayı yeğlediği Morkel-Tsotsobe ikilisinden pek etkilenmeyen Tendulkar'la, bir sürü boundary bulan Harbhajan, çay arasına oyunda girdi.
Son seansa Hindistan da Güney Afrika'nın 362'lik devre skorunun karşısında 316'yla giriyordu. Tabi su testisi su yolunda kırıldığı için Harbhajan 6 yapacağım derken, Duminy'nin bir yakalayışla istatistiklere geçmesini sağladı. Steyn'in wicket hanesine bir çizik daha atıldı. Buna rağmen Hindistan, devre sonuna kadar rakibin koşu sayısını 2 farkla geçmeyi başardı. Güney Afrika'nın ikinci ve son devresine geçildi. Gözlerin üzerinde olduğunu farkeden kaptan Greame Smith, hızlı bir şekilde 30'a merdiven dayadı. Fakat kaptan Ms Dhoni, meslektaşının Zaheer'in hızlı atışlarından kurtulduğunu görünce falsolu atıcı hamlesini yaptı. Strateji tuttu ve hem Smith hem de nightwatchman olarak giren Paul Harris oyun dışı kaldılar. Bu erken wicket kayıpları, yine Güney Afrika'ya, rahat bir gün sonu konuşması yapma imkanı vermemiş oldu. Maç halen ortada.
Üçüncü gün yine güneş aydınlatıyordu Newlands'daki stadyumu ve dünün bitirim ikilisi yine işbaşındaydı. Maç başında Dale Steyn'in iki topunu ucuz atlatan Sachin Tendulkar bir daha arkasına bakmadı. Gautam Gambhir de wicketkeeper Mark Boucher'ın durduramadığı toplardan epey bir koşu alarak başladı güne. İlk seansta heyecan vardı fakat wicket yoktu. Tabi tribünlerde görünen dumanlar ve Hindistan takımının bir an için bu dumanlar arasında kalması da heyecanın bir parçasıydı. Yakınlardaki mutfakta çıkan küçük yangın kontrol altına alınmıştı. Sonunda kilidi açan sol elli falsolu atıcı Paul Harris oldu. Gambhir, nihayet sopasıyla yaptığı ince bir dokunuşla, hemen ardındaki Boucher'a yakalandı. Hindistan bu ikiliye 200'ü geçmeyi başarmıştı. Aynı Harris, ikinci testte Sharma'nın yaptığını yaptı ve Tendular'ın sopasından gelen topa temas etmek için uyguladığı el-ayak bilinçsiz kombinesinden bir runout çıkardı. Hindistan'ın Micheal Hussey'i VVS Laxman oyun dışı kalmıştı.
Gene de 237'ye gelen Hindistan'ın durumu o kadar da kötü sayılmaz demeye kalmadı, ikinci seansın başında Steyn, Pujara'yı LBW'la dışarı gönderdi. Pujara doğrusu kötü bir şekilde out oldu. Tabi takımın skorundan bağımsız takılmasıyla ünlenen Sachin Tendulkar, hemen ardından 100'ü buldu. Dale Steyn şovun bir sonraki konuğu olan kaptan Dhoni, 0'la çıkmanın üzüntüsünü yaşarken teselli Yeni Zelanda serisinde olduğu gibi, bu maçta da hücuma 40 koşuluk destek veren Harbhajan'dan geldi. Nitekim seans sonuna kadar karşısına almayı yeğlediği Morkel-Tsotsobe ikilisinden pek etkilenmeyen Tendulkar'la, bir sürü boundary bulan Harbhajan, çay arasına oyunda girdi.
Son seansa Hindistan da Güney Afrika'nın 362'lik devre skorunun karşısında 316'yla giriyordu. Tabi su testisi su yolunda kırıldığı için Harbhajan 6 yapacağım derken, Duminy'nin bir yakalayışla istatistiklere geçmesini sağladı. Steyn'in wicket hanesine bir çizik daha atıldı. Buna rağmen Hindistan, devre sonuna kadar rakibin koşu sayısını 2 farkla geçmeyi başardı. Güney Afrika'nın ikinci ve son devresine geçildi. Gözlerin üzerinde olduğunu farkeden kaptan Greame Smith, hızlı bir şekilde 30'a merdiven dayadı. Fakat kaptan Ms Dhoni, meslektaşının Zaheer'in hızlı atışlarından kurtulduğunu görünce falsolu atıcı hamlesini yaptı. Strateji tuttu ve hem Smith hem de nightwatchman olarak giren Paul Harris oyun dışı kaldılar. Bu erken wicket kayıpları, yine Güney Afrika'ya, rahat bir gün sonu konuşması yapma imkanı vermemiş oldu. Maç halen ortada.
The Ashes: Avustralya-İngiltere, 5.Test, 2.Gün, Avustralya 280, İngiltere 167/3
Avustralya 280 (Johnson 53, Watson 45, Anderson 4/66), İngiltere 167/3 (Cook 61*, Strauss 60, Johnson 2/42)
Seri boyunca gösterdiği kötü performansa bir yenisini daha ekleyen Avustralya, eğer maçın içinde hala kaldıysa bunu Mitchell Johnson’a borçlu. Günün henüz 3.overında Brad Haddin’in wicketını kaybetmesiyle iyice zor durumda kalan Avustralya’nın son kalan 2 gerçek vurucusu Michael Husssey ve Steven Smith’in iyi performanslarına ihtiyacı vardı. Bu ikili güvenli oynayarak biraz olsun İngiltere’nin hızını kesse de Smith’in teknik anlamda zayıflığı sıkıntı yarattı. Hussey’nin yeni topa geçilmeden hemen önce Paul Collingwood’a yenik düşmesi Avustralya’yı iflasın eşiğine getirdi. Özlenen kararlılık ve direnci gösteren isim ise beklenmedik bir şekilde Mitchell Johnson oldu. Olağanüstü çabasına eşlik eden Ben Hilfenhaus’un sağladığı destek sayesine Avustralya en azından skoru biraz daha şirin bir hale bürünse de asla yeterli olacak bir skor değildi. Tüm vurucuları oyun dışı kaldığında skoru 280’e taşımayı başaran ev sahibi ekip, İngiliz atıcıları son bölümde zorlasa da özellikle James Anderson ve Tim Bresnan’ın başarısı ve topları istikrarlı bir şekilde kavisli falsolarla göndermeleri sonucu kurdukları baskı dikkate değerdi.
İngiltere inningi başladığında Avustralya kaptanı Michael Clarke’ın ilk hamlesi açılış atıcısı olarak Hilfenhaus’un yanında Johnson’ı kullanmak oldu. Bununla Perth’teki gibi erken baskı uygulamak isteyen kaptanın hamlesinin çözümünü rakip kaptan Andrew Strauss buldu ve karşı atakla bu tehlikeyi kolayca savuşturdu. Günün ilerleyen saatlerinde kavisli hılı atışları düzenli uygulamaya başlayan Avustralya, bunun meyvelerini önce Strauss sonra da Trott’un wicketlarıyla alsa da baskıyı sürdüremedi. Uzun süredir merakla beklenen sol elli spinner Michael Beer’in devreye girmesi merak uyandırsa da Beer gerekli tehlikeli atışları yapamadı. Bu durumu kullanmak isteyen Alastair Cook’un Beer’e cezayı kesme isteği ters tepip vurduğu top Hilfenhus tarafından yakalandığınsa SCG’de büyük bir gürültü koptu. Ancak bu kısa süren mutluluğu umpire Billy Bowden bozdu. Ayak hatasından şüphelenen Bowden’ın şüphelerini doğrulayan TV hakemi sayesinde Cook derin bir nefes alırken Beer’in yaşadığı hayal kırıklığı yürek burktu. Cook-Pietersen ikilisinin istikrarlı oyunu İngiltere’ye nefes aldırırken günün son yarım saatinde Johnson’ın aldığı Pietersen wicketı Avustralya’ya moral verdi. Günü 167/3 ile kapatan İngiltere halinden memnundu.
Maçın 3. gününde İngiltere eğer rakibiyle aradaki farkı 100 koşunun üzerine taşıyabilirse maçı galibiyetle kapamak adına en önemli adımı atacaktır. Moralsiz ve güçsüz Avustralya’yı bu halde yakalayan İngiltere şu an itibariyle galibiyete yakın gibi görülüyor.
Test Serisi 3. Maç,2. Gün Hindistan 142/2 Güney Afrika 362
Hindistan 142/2 (Gambhir 65*, Tendulkar 49*, Steyn 1-31) Güney Afrika 362 ( Kallis 161, Sreensath 5-114)
Bu kez plajlarıyla ünlü Cape Town'da, arkasında Tabak Dağları yükselen Newlands Stadyumu'nda güneş yüzünü göstermişti, bir diğer deyişle normal koşullara dönülmüştü. Peki dün 4 wicket almayı başaran, Smith-Amla-Petersen ve De Villiers dörtlüsünü hızlı bir şekilde elemeyi başaran Hindistan, para atışını kazanışını avantaja döndürebilecek miydi?
Sabah seansındaki erken sessizlik, fırtına öncesindeydi. Benim genellikle, belki haddimi de aşarak kontrolsüz olarak nitelendirdiğim Sreensath, arka arkaya iki mükemmel atışla Mark Boucher ve daha da önemlisi Kallis'le oluşturduğu ortaklıkla takımı sırtlanmış Ashwell Prince'i oyun dışına göndermeye çalıştı. Devrenin bundan sonrası, Hindistan hızlı atıcılarıyla Güney Afrika'nın süperstarı Jacques Kallis arasında geçecekti. Rakibin yeni topla atış yapmasına da aldırmayan Kallis, bu serilerde ikinci kez 100'ü geçmeyi başardı ve sakatlanmasına ve ilk devre sonuna kadar istikrarlı bir ortak bulamamasına rağmen biraz Ashwell Prince'in katkısı biraz da Paul Harris'in inadı sayesinde Güney Afrika'yı 362 'ye taşıdı. Yeniden Sreensath'a dönmek gerekirse, şu overdaki koşu sayılarına bakalım. 0 1(no ball) 4(no ball) 0 0 4(fielding hatasından kaynaklandı) 0 ve wicket. İşte Sreensath, kariyerindeki üçüncü '5 wicketa ulaşma' başarısını, böyle bir overda yakaladı. Tabi kah Pujara'yla, kah Sharma'yla basit fielding hataları yapan Hindistan, rakibi kısıtlama işinin üstesinden gelemedi ve başta sorduğumuz soruya cevaben, bence istediğini alamadı.
Hücum sırası, ikinci seansta onlara geçti. 19. Greame Smith cover'da kontrol etti. Ardından maçın heyecanlı anlarından birini izledik; Tsotsobe'in atışında Dravid'in sopasından gelen topu Alviro Petersen önce kontrol edemedi ama ardından topu alan De Villiers, doğrudan stumpları vurarak önemli bir kalenin daha zaptedilmesini sağladı ve durum 28-2'e geldi. Neyseki Gautam Gambhir'in sakatlığı geçmişti ve Tendulkar'la birlikte çaya kadar skoru 49'a getirdiler. Son seanstaysa Güney Afrikalılar birkaç defa 'wicket' diye ayağa kalktılar. Örneğin Ashwell Prince, Tendulkar'ın sopasından gelen ve boy hizasını biraz geçen topu zıplayarak izlemese de yakalasa, ibre Güney Afrika'ya dönebilirdi. Fakat ikili, bir LBW, birkaç da top yakalatma tehlikesini atlattı ve günü, oyunda kalarak bitirdi. Hindistan da 142'ye geldi ve her iki taraf da ilk gün sonunda bariz bir avantaj yakalayamamış oldu.
Bir dipnotla bitirelim: Kaburgalarından sakatlanan Kallis, takımı fielding yaparken sahaya çıkamadı ve iyileşme süreci 2 haftayı bulacak. Kendisi ayrıca, ikinci devrelerde -eğer gerekirse- oyuna girecek.
Bu kez plajlarıyla ünlü Cape Town'da, arkasında Tabak Dağları yükselen Newlands Stadyumu'nda güneş yüzünü göstermişti, bir diğer deyişle normal koşullara dönülmüştü. Peki dün 4 wicket almayı başaran, Smith-Amla-Petersen ve De Villiers dörtlüsünü hızlı bir şekilde elemeyi başaran Hindistan, para atışını kazanışını avantaja döndürebilecek miydi?
Sabah seansındaki erken sessizlik, fırtına öncesindeydi. Benim genellikle, belki haddimi de aşarak kontrolsüz olarak nitelendirdiğim Sreensath, arka arkaya iki mükemmel atışla Mark Boucher ve daha da önemlisi Kallis'le oluşturduğu ortaklıkla takımı sırtlanmış Ashwell Prince'i oyun dışına göndermeye çalıştı. Devrenin bundan sonrası, Hindistan hızlı atıcılarıyla Güney Afrika'nın süperstarı Jacques Kallis arasında geçecekti. Rakibin yeni topla atış yapmasına da aldırmayan Kallis, bu serilerde ikinci kez 100'ü geçmeyi başardı ve sakatlanmasına ve ilk devre sonuna kadar istikrarlı bir ortak bulamamasına rağmen biraz Ashwell Prince'in katkısı biraz da Paul Harris'in inadı sayesinde Güney Afrika'yı 362 'ye taşıdı. Yeniden Sreensath'a dönmek gerekirse, şu overdaki koşu sayılarına bakalım. 0 1(no ball) 4(no ball) 0 0 4(fielding hatasından kaynaklandı) 0 ve wicket. İşte Sreensath, kariyerindeki üçüncü '5 wicketa ulaşma' başarısını, böyle bir overda yakaladı. Tabi kah Pujara'yla, kah Sharma'yla basit fielding hataları yapan Hindistan, rakibi kısıtlama işinin üstesinden gelemedi ve başta sorduğumuz soruya cevaben, bence istediğini alamadı.
Hücum sırası, ikinci seansta onlara geçti. 19. Greame Smith cover'da kontrol etti. Ardından maçın heyecanlı anlarından birini izledik; Tsotsobe'in atışında Dravid'in sopasından gelen topu Alviro Petersen önce kontrol edemedi ama ardından topu alan De Villiers, doğrudan stumpları vurarak önemli bir kalenin daha zaptedilmesini sağladı ve durum 28-2'e geldi. Neyseki Gautam Gambhir'in sakatlığı geçmişti ve Tendulkar'la birlikte çaya kadar skoru 49'a getirdiler. Son seanstaysa Güney Afrikalılar birkaç defa 'wicket' diye ayağa kalktılar. Örneğin Ashwell Prince, Tendulkar'ın sopasından gelen ve boy hizasını biraz geçen topu zıplayarak izlemese de yakalasa, ibre Güney Afrika'ya dönebilirdi. Fakat ikili, bir LBW, birkaç da top yakalatma tehlikesini atlattı ve günü, oyunda kalarak bitirdi. Hindistan da 142'ye geldi ve her iki taraf da ilk gün sonunda bariz bir avantaj yakalayamamış oldu.
Bir dipnotla bitirelim: Kaburgalarından sakatlanan Kallis, takımı fielding yaparken sahaya çıkamadı ve iyileşme süreci 2 haftayı bulacak. Kendisi ayrıca, ikinci devrelerde -eğer gerekirse- oyuna girecek.
3 Ocak 2011 Pazartesi
The Ashes: Avustralya-İngiltere, 5.Test, 1.Gün, Avustralya 134/4
Yağmur ve bulutlu havanın hakim olduğu ilk günde kura atışını kazanan Avustralya vurucu olmayı seçti. Dün de belirttiğimiz gibi burada kura hayati öneme sahip olmadığından İngiltere kaptan Andrew Strauss pek de üzgün değildi. Daha önceden bu tarz havalarda hızlı atıcılarının çok etkili olduğunu bildiğinden onlardan benzer bir performans beklemekte haklıydı. Ancak hızlı atıcılar çok da iyi başlamadılar. Uygun koşullara rağmen hızlı atışlara yeterli kavis veremeyen İngilizler karşısında Avustralya önceki maçlardan ders almış gibi gözüküyordu. Açılış vurucuları Shane Watson ve Phillip Hughes gereksiz vuruş denemeleriyle risk almadan ilk saati tamamladıklarında sadece 31 koşu almışlardı. Günün ikinci saatinde ise biraz daha risk almaya başlayan Hughes ve Watson ikilisi zor koşulları atlatmayı başardılar. Ancak Avustralya’nın kronikleşen hastalığı bir kez daha kendini belli etti ve Hughes, yeterli sabrı gösteremeyip yamaktan önceki son overda Chris Tremlett tarafından oyun dışı bırakılınca İngiltere rahatladı ve yemek arasına 55/1 ile gidildi.
Yemekten sonra merakla beklenen Usman Khawaja oyuna dahil oldu. Genç yaşına rağmen sakin ve olgun bir oyun ortaya koyarak Avustralya’nın morallenmesini sağlayan Khawaja, Watson ile birlikte skorbordu ileri taşımayı başardı ve yemek sonrası ilk saati ev sahibi ekip kayıpsız atlattı. Işık azlığı nedeniyle kısa bir ara verildikten sonra Shane Watson’ı avlayan Chris Tremlett tekrar Avustralya üzerindeki baskıyı arttırdı. Avustralya’nın yeni 3. sıradaki vurucusu ve yeni kaptanının buluşması ise verilen yağmur arasıyla verimli olmadı ve erken girilen çay arasına 111/2’lik skorla gidildi.
Çay arasından hemen sonra yeni kaptan Clarke’ın kabus gibi geçen Ashes serisinde bir kez daha 4 koşudayken oyun dışı kalması ‘eski tas eski hamam’ deyişine uygundu. Yine Michael Hussey devreye girmek ve Avustralya’yı ayakta tutmak zorundaydı. Ümit veren Umsan Khawaja ile iyi bir ortaklık kuran ve İngiliz atıcılarının baskısından kurtulan Hussey tam işleri rayına oturtmayı başarmıştı ki hafif hafif çiseleyen yağmurun oyunu kesmesinden hemen önce Graeme Swann, Khawaja’nın macerasına noktayı koydu. Sonrasında yağmur nedeniyle oyuna ara verildi ve bekleyişin ardından gün bittiğinde Avustralya eskisi gibi korkunç bir skorla karşı karşıyaydı 134/4.
Gün galibi ise hiç kuşkusuz İngiltere oldu. Atıcıları Melbourne veya Adelaide’de olduğu gibi dominant olmasalar da ¾ kapasite oynamaları bile Avustralya’yı dağıtmaya yetti. Ev sahibi ekibin çok daha radikal değişikliklere gitme gerekliliği bugün bir kez daha vurgulandı.
2 Ocak 2011 Pazar
Test Serisi 3. Maç,1. Gün, Cape Town, Güney Afrika 232/4 Hindistan
Güney Afrika 232/4(Kallis 81*, Sreensath 2/70)
Cape Town'da iki gariplikle başladı yeni yılın ilk testi. Bunlardan ilki, para atışını MS Dhoni'nin kazanmasıydı. İkincisiyse genellikle güzel, güneşli havalarla karşılaşılan Cape Town'da, bulutların varlığını hissettirmesiydi. Elbette ki wicket üzerindeki yeşillikler, neler olabileceği hakkında herkese fikir veriyordu ve Hindistan takımı, 20,000 kişinin doldurduğu stadyuma çıkarken gökyüzüne baktığında, büyük ihtimalle doğru seçimi yaptığını düşünüyordu.
Kadrolarda fazla bir havadis yoktu. Güney Afrika, kimseyi değiştirmedi, Hindistan'sa sakatlığı geçen Gautam Gambhir'i Murali Vijay'in yerine kullanma kararını- beklendiği gibi-aldı. Hindistan hızlı atıcılar Zaheer Khan ve Sreensath, tehlikeler yaratmakta fazla gecikmediler. Nitekim maça çekingen giren Greame Smith, belalısı Zaheer'in atışında ıskayla yakalanınca LBW'yla dışarıda kalmaktan kurtulamadı.
21/1'de yağmur kendini gösterdi ve oyun bir süreliğine durdu. İkinci seans başına biraz dağınık giren Ishant Sharma, Hashim Amla'nın oyuna katılmasını sağlasa da Petersen'in wicketını da almayı başardı. İşleri toplarlamaya çalışan Amla-Kallis ikilisi, Sreensath'a da teşekkürlerini sunarak, oyun yetersiz ışık nedeniyle bir kez daha durana kadar takımı 61'e taşıdılar. Aradan sonra ortalık, aktivitelerini geliştirdi ve Güney Afrika 100'ü geçmeyi başardı. Sreensath'tan gelen karşı zıplayan bir topa yeteri kadar özen göstermeyen Amla, 50'sini tamamladıktan hemen sonra devre dışı kaldı. Aslında birkaç pozisyonda şansı yaver giden Amla, bunu hak etmişti. Yine de 125/3'e çay arasına giden Güney Afrika, fena bir iş başarmış sayılmazdı.
Son seansta Harhbajan Singh'i de atışlarda kullanmaya başlayan Hindistan, Kallis'in öne çıktığı Kallis-De Villiers ikilisine karşı kısıtlayıcıydı fakat Kallis-Sharma eşleşmeleri hep Güney Afrikalı batsmanın lehine ilerliyordu. Nihayet Sreensath bekleyişi sonlandırdı ve bu ikilinin de 50'yi geçmesinden sonra AB De Villiers'ı dışarı gönderdi. Ardından pek çok tehlike yaşasa da wicket kaybetmeyen Güney Afrika, günü 232/4'le kapattı. Bu stadyumda iyi bir ortalamaya sahip olan Kallis de istatistik bilminin yüzünü kara çıkarmadı.
Cape Town'da iki gariplikle başladı yeni yılın ilk testi. Bunlardan ilki, para atışını MS Dhoni'nin kazanmasıydı. İkincisiyse genellikle güzel, güneşli havalarla karşılaşılan Cape Town'da, bulutların varlığını hissettirmesiydi. Elbette ki wicket üzerindeki yeşillikler, neler olabileceği hakkında herkese fikir veriyordu ve Hindistan takımı, 20,000 kişinin doldurduğu stadyuma çıkarken gökyüzüne baktığında, büyük ihtimalle doğru seçimi yaptığını düşünüyordu.
Kadrolarda fazla bir havadis yoktu. Güney Afrika, kimseyi değiştirmedi, Hindistan'sa sakatlığı geçen Gautam Gambhir'i Murali Vijay'in yerine kullanma kararını- beklendiği gibi-aldı. Hindistan hızlı atıcılar Zaheer Khan ve Sreensath, tehlikeler yaratmakta fazla gecikmediler. Nitekim maça çekingen giren Greame Smith, belalısı Zaheer'in atışında ıskayla yakalanınca LBW'yla dışarıda kalmaktan kurtulamadı.
21/1'de yağmur kendini gösterdi ve oyun bir süreliğine durdu. İkinci seans başına biraz dağınık giren Ishant Sharma, Hashim Amla'nın oyuna katılmasını sağlasa da Petersen'in wicketını da almayı başardı. İşleri toplarlamaya çalışan Amla-Kallis ikilisi, Sreensath'a da teşekkürlerini sunarak, oyun yetersiz ışık nedeniyle bir kez daha durana kadar takımı 61'e taşıdılar. Aradan sonra ortalık, aktivitelerini geliştirdi ve Güney Afrika 100'ü geçmeyi başardı. Sreensath'tan gelen karşı zıplayan bir topa yeteri kadar özen göstermeyen Amla, 50'sini tamamladıktan hemen sonra devre dışı kaldı. Aslında birkaç pozisyonda şansı yaver giden Amla, bunu hak etmişti. Yine de 125/3'e çay arasına giden Güney Afrika, fena bir iş başarmış sayılmazdı.
Son seansta Harhbajan Singh'i de atışlarda kullanmaya başlayan Hindistan, Kallis'in öne çıktığı Kallis-De Villiers ikilisine karşı kısıtlayıcıydı fakat Kallis-Sharma eşleşmeleri hep Güney Afrikalı batsmanın lehine ilerliyordu. Nihayet Sreensath bekleyişi sonlandırdı ve bu ikilinin de 50'yi geçmesinden sonra AB De Villiers'ı dışarı gönderdi. Ardından pek çok tehlike yaşasa da wicket kaybetmeyen Güney Afrika, günü 232/4'le kapattı. Bu stadyumda iyi bir ortalamaya sahip olan Kallis de istatistik bilminin yüzünü kara çıkarmadı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)