7 Ocak 2011 Cuma

Yeni Zelanda-Pakistan, 1.Test, 1.Gün, Yeni Zelanda 260/7

Yeni Zelanda 260/7 (Southee 56*, McCullum 56, Rehman 3/51)

Her ne kadar Ashes serisi gibi yüksek profilli veya Güney Afrika-Hindistan gibi heyecan uyandıran bir seri olmasa da birbirine denk 2 takımın Test serisi kriket dünyasına renk getirmiştir. Kasım ayında Hindistan karşısında iyi mücadele eden Yeni Zelanda ve Güney Afrika serisinde yenilmeyen Pakistan’ın 2 maçlık Test serisi Hamilton’da bugün başladı.
Kapalı ancak yağmursuz bir günde kura atışını kazanan Pakistan atıcı olmayı seçti ve ev sahibi Yeni Zelanda vurucu olarak başladı. Henüz maçın 2. overında hızlı atıcı Umar Gul’ün Tim McIntosh’u oyun dışı bırakmasıyla Pakistan iyi bir başlangıç yapmış oldu. Ne var ki Pakistan atıcılarının istikrarsızlık sorunu her zamanki gibi baş gösterdiğinde kontrolü ele alan Brendon McCullum ve Martin Guptill cezayı kesmeye başladılar. Umar Gul ile beraber diğer hızlı atıcılar Tanvir Ahmed ve Wahab Riaz birbirleriyle uyum içinde olmayınca ortak bir taktik üretemediler ve özellikle McCullum bu durumu çok iyi kullanarak erken kaybedilen wicketın yarattığı baskının hafiflemesini sağladı. Yavaş başlayan Yeni Zelanda’ya tekrar ivme kazandırn McCullum-Guptill ikilisi Yeni Zelanda’yı 78/1 ile yemek arasına  getirdi.
Yemek arasından toparlanarak geri gelen Pakistan önce Umar Gul’ün tuzağına düşen McCullum’ın sonra da Abdur Rehman’ın formsuz Ross Taylor’ın wicketlarını almasıyla tekrar avantaj yakaladı. Babasının cenazesine katılmak için Pakistan’a geri dönen Saeed Ajmal’ın yerine kadroya alınan falsolu atıcı Abdur Rehman’ın istikrarlı atışları Yeni Zelanda’nın rahat koşu almasını engelledi ve uygulanan baskı meyvelerini vermeye başladı. Jees Ryder’ın run out olması ve Martin Guptill’in, Abdur Rehman’ın en kötü atışında wicketını kaybetme becerisini göstermesiyle çay arasına giderken Pakistan kontrolü ele geçirmişti ve skor 160/5’e gelmişti.
Çay arasından sonraki ilk saat içinde wicket alma trendine devam eden Pakistan önce ilk Test maçını oynayan wicketkeeper Reece Young sonra da kaptan Daniel Vettori’nin wicketlarını alınca Yeni Zelanda’nın sonunun geldiğini hissetmeye başladı. Yıldızı Hindistan serisinde parlayan genç vurucu Kane Williamson’ın direncine Tim Southee de eşlik edince karşı atağa geçen Yeni Zelanda, Pakistan’a henüz işlerin bitmediğini hatırlattı. Bu direnç karşısında toparlanan Pakistan atıcıları yine disiplinden uzaklaştılar ve günün bu ikili 83 koşuluk bir ortaklık kurarak Yeni Zelanda’yı günün bitiminde Pakistan ile avantaj anlamında eşit konuma taşımayı başardı.

The Ashes: Avustralya-İngiltere, 5.Test, 5.Gün, Avustralya 280 & 281, İngiltere 644, İngiltere maçı inning ve 83 koşuyla kazandı

Avustralya 280 (Johnson 53, Watson 45, Anderson 4/66) & 281 (Smith 54*, Siddle 43, Anderson 3/61), İngiltere 644 (Cook 189, Prior 118, Johnson 4/168)

İki aylık sürenin sonunda nihayet Avustralya’nın çektiği işkence sona erdi. Maçın son gününde kalan 3 wicketı İngiltere 1.5 saat içinde alarak günü ve seriyi noktalandırdı. 5 maçlık seride kaybettiği 3 maçı da inning farkıyla kaybeden Avustralya tarihinde ilk kez bunu başarmış (!) oldu. Bu ağır yenilgi Avustralya tarihine  kara bir leke olarak geçecek şüphesiz. İngiltere ise seri öncesi hazırlık maçlarından itibaren planları, taktikleri hazır ve formda olduğunu kanıtlayarak seriye iddialı başlamıştı ve gösterdiği olağanüstü performansla iddiasının doğruluğunu kanıtladı. Maçın ve serin adamı Alastair Cook seçildi, Paul Collingwood da dünkü yazıda belirttiğimiz gibi Test kariyerini bu tarihi Ashes serisi galibiyetiyle noktaladı. İleride bu serinin üzerine daha çok yazarak görüşlerimizi ortaya koyacağız.

6 Ocak 2011 Perşembe

Test Serisi 3.Gün , 5. Gün, Cape Town, Güney Afrika 362&52/2 Hindistan 364&166(Gambhir 64, Harris 0-29) Test Berabere Bitti

Güney Afrika 362(Kallis 161, Sreensath 5-114)&341(Kallis 109*, Boucher 55, Harbhajan 7-120) Hindistan 364 (Tendulkar 146, Steyn 5-75)&166(Gambhir 64, Harris 0-29)

Hücum sırasını alan Hindistan, 340 koşu alırsa maçı kazanacaktı fakat bu zor bir olasılık olduğundan, daha defansir oyunla beraberliği kurtarmayı tercih ettiler. Kriketin güzel yönü de bu. Sadece oyunun tek bir tarafını oynayarak maçı kazanmanız, sıyrılmanız mümkün değil. İkinci devre de 1000 fark da yapsanız, halen galibiyet için almanız gereken 10 wicket var.

Daha önceki devrelerden dersini alan Virender Sehwag, sakat sakat oynayan Gautam Gambhir gibi, oldukça ihtiyatlı girdi sabah seansına. Tabi hemen günün başında JP Duminy, topu düşürmese de yine klasik şekilde, erken oyun dışı kalacaktı.
Seanstaki tek wicketsa Morne Morkel'den geldi. 40 topta 11 koşu yapan Sehwag çaresiz görevi arkadan gelenlere teslim etti. Sıradaki Rahul Dravid, Test kriketinde çıkarılması en zor oyunculardan biri olduğundan, şu serilerdeki düşük skorları fazla düşündürücü değildi. İlk amaç oyunda kalmaktı. Zaten topun yeniliğini kaybetmesinden sonra hızlı atıcılar da verimini yitirmeye başladı-Morkel hariç. Yemek arasına gelindiğinde Hindian 58'i yakalamıştı, fakat halen 287 koşuya ihtiyaçları vardı galibiyet için.

İkinci seansta Greame Smith'i de atışlara getiren Güney Afrika, sabırsızlıkla beklediği wicketı alabilmek için epey uğraştı fakat rakibin istikrarlı biçimde koşu almasını engelleyemedi. Gambhir, ilk devreye göre daha hızlıydı. Önce Paul Harris'te LBW korkusu yaşayan Dravid, sonunda 31 koşuyla maçı bitirdi maa ikinci wicket için Gambhir'le oluşturduğu ikili yeteri kadar moral bozucuydu. Ardından Gambhir, AB de Villiers'e, düşürdüğü iki top için çok teşekkür etti çünkü bu sayede çay arasına, sadece 2 kayıpla giren Hindistan, beraberliğe çok yaklaşmıştı. Gereken koşu sayısı da 226 olunca, galibiyet için umutlanmaları için yeteri kadar fazla sebepleri yokmuş gibi gözükmekteydi.

Son seansa Steyn ve Morkel'in var güçleriyle gönderdikleri hızlı toplarla giren Güney Afrika, Gambhir'in de direnişini hemen bitirdi. Fakat ardından Paul Harris, Harbhajan'ın yaptığı işlerin yarısını yapabildi-rakibin koşusunu sınırladı ama wicket alamadı- ve Güney Afrika beraberliği razı oldu. Bireysel performansların öne çıktığı Test serisi de berabere bitti.

The Ashes: Avustralya-İngiltere, 5.Test, 4.Gün, Avustralya 280 & 213/7, İngiltere 644

Avustralya 280 (Johnson 53, Watson 45, Anderson 4/66) & 213/7 (Clarke 41, Watson 38, Bresnan 2/32), İngiltere 644 (Cook 189, Prior 118, Johnson 4/168)

Adım galibiyete yaklaşan İngiltere, bugün maçı kazanamadığı için kendini şanssız olarak görebilir. Buna rağmen dördüncü gün ortaya koydukları mücadeleye şapka çıkarmamak haksızlık olur. Güne 488/7 ile başlayan İngiltere’de kalan diğer oyuncuların performansları zaten çok eleştirilen Avustralyalı atıcıların amatörler gibi görünmelerini sağladı. Bütün seri boyunca Perth hariç hiçbir maçta 20 İngiltere wicketını almayı başaramayan Avustralyalı atıcıların çaresizliği ve beceriksizliğini daha fazla vurgulamaktan inanın yoruldum. Bu beceriksizliği çok iyi değerlendiren İngiltere dünün üzerine 156 koşu daha ekleyerek Avustralya’nın derin acılar içerisinde kıvranmasını sağladı.
Artık serideki 3. yenilgiyle yüzyüze olan Avustralya’nın iki seçeneği vardı, ya hızlı bir şekilde çektiği acıyı sonlandıracak ya da direnmeye çalışarak acıları arttıracaktı. Avustralyalı açılış vurucuları ilk yolu seçerek Shane Watson önderliğinde pozitif bir yaklaşım sergilemeye çalıştılar. Buna rağmen bütün seri boyunca peşlerini bırakmayan o teknik eksikliklere bağlı problemlere bir de Wastson’ın karıştığı run out eklenince Avustralya için yapacak fazla bir şey kalmadı. İngiliz atıcıların yerden yere vurduğu Avustralyalı vurucular iyi ve sabırlı başlangıçlarını yüksek skorlara taşıyamadan birer birer domino taşları gibi devrildiler. İnmgiliz atıcılar her ne kadar bugün 10 wicketı da alarak yarın tekrar gelmek zorunda kalmak istemeseler de Peter Siddle ve Steven Smith’in kolay teslim olmaması nedeniyle bu emellerine ulaşamadılar.
Artık yarın serinin son gününde İngiltere maçı kazanarak 3-1 galip gelecek ve Avustralya’nın acılarına son verecek. İngiltere için bu kadar harika geçen günün en üzücü kısmı Paul Collingwood’un Test kariyerini noktaladığını açıklamasıydı. İngiltere’nin en spektaküler oyuncusu olmamasına rağmen bana kalırsa İngiltere’nin bu düzeye gelmesinde en büyük emeğe sahip oyunculardan biri olan Collingwood’un emeklilik kararı bir burukluk yarattı.

5 Ocak 2011 Çarşamba

Test Serisi, Güney Afrika 362&341(Kallis 109*, Boucher 55, Harbhajan 7-120) Hindistan 364

Güney Afrika 362&341(Kallis 109*, Boucher 55, Harbhajan 7-120) Hindistan 364 (Tendulkar 146, Steyn 5-75)

Cape Town'da yine güneşli bir havayla girildi güne. Hatırlarsanız, serilerden önce, maçın son günlerinde falsolu atışların can yakmaya başlayabileceği tahminini aktarmıştım. MS Dhoni de bunu dikkate almış olmalı ki günü Sreensath'la açtıktan hemen sonra offspinner Harbhajan'ı atışlara getirdi.

Hindistan'da dünkü gün sonu wicketıyla Güney Afrikalılara kötü bir sürpriz hazırlayan Harbhajan Singh, bıraktığı yerden aynen devam ederek girdi güne ve Alviro Petersen'i, biz daha ne olduğunu anlayamadan çıkardı. Hemen ardından Amla da, Harbhajan'dan gelen topu süpüreceğim derken ilginç şekilde kendi kalesini devirerek erkenden oyun dışı kaldı. Güney Afrika için kabus senaryosu gerçekleşmişti ve Kallis'in sırtındaki yük, bu iki wickettan sonra bir kat daha artmıştı. Zaten kekeleye kekeleye koşu alan Güney Afrika, bu kez de Zaheer-Harbhajan bowling atağı karşısında De Villiers'i kaybetti. Bu arada, daha önceden sakatlandığı ve ancak gerekirse vuruş yapmaya geleceği söylenen Kallis, acısını belli etse de direnişini sürdürdü. Yemek arasına gelindiğinde Güney Afrika, yaralanmıştı. Üç önemli vurucu çıkmış, üst sıra dağılmıştı ve Kallis sakat sakat oynarken, Zaheer ve Singh'in pek de acıması yoktu. Elde edilen 121 koşu hiç de tatmin edici değildi.

İkinci seansta Sreensath ve Sharma'yla birlikte geçilen yeni topun da kurbanı, son bir iki devresinde önemli yardımcılık görevleri üstlenen fakat bu kez katkı veremeden çıkmak zorunda kalan Ashwell Prince oldu. Rakibin fiyakası bozma görevini seve seve devralacak, cesur ve umarsız bir hücumcuya ihtiyaçları vardı ve wicketkeeper Boucher da boundary bulma konusundaki hevesini Ishant Sharma'dan çıkardı epeyce. Bozulan moralleriyse Jacques Kallis'in, Hindistan'ın iştahını körelten oyunu, çıkmaktan uzaklarda olduğunu gösteriyordu. Sonunda çay arası geldi ve 91 koşu için verilen tek wicket, gayet iyi bir alışverişti evsahibi için.

Son seans başında, Amla gibi süpürme hareketi yapacağım derken neredeyse LBW'yle yakalacaktı Kallis ama hakem Simon Taufel'la şans onun yanındaydı. Bu arada 50'yi aşan Mark Boucher'in zehiri, sakat olan Virender Sehwag'ın yerine part time falsolu atışlar yapan Sachin Tendulkar'dı. Yerine giren Dale Steyn'in hızlı ve başarılı sayı kazandırma projesi sayesinde Kallis de biraz rahatladı. Fakat Steyn, art arta kaybedilen üç wickettan ilkini koruyordu. Tüm bunlar Güney Afrika'nın bileğini bükse, 7 wicket alan Singh'in de dediği gibi, eğer hızlı atıcılar biraz daha tehlikeli olabilseler di, avantaj çok büyük olacaktı. Herkes, günü yine centuryle bitiren Kallis'in iki devrede 200 yapma ihtimalini de konuştuğunu hatırlıyordu gün bittiğinde. Ne yazık ki bu,olmayacak; Hindistan, 340 koşu yaptığı takdirde, maçı ve seriyi kazanacak ve bunun için de biraz şansa ihtiyaçları olacak.

The Ashes: Avustralya-İngiltere, 5.Test, 3.Gün, Avustralya 280, İngiltere 488/7

Avustralya 280 (Johnson 53, Watson 45, Anderson 4/66), İngiltere 488/7 (Cook 189, Bell 115, Johnson 3/97)

Serinin son maçının 3.günü tamamen İngiltere hakimiyetinde geçti. Avustralya’nın tekrar maçı kazanma şansı elde edebilmesinin tek yolu düzenli aralıklarla wicket alıp rakibin koşularını sınıramaktı ancak ev sahibi ekip her ikisini de başaramadı. Günün ilk atışlarını yapan açılış atıcıları Ben Hilfenhaus ve Peter Siddle ciddi bir tehlike oluşturamadılar. Dünden kalan ‘nightswatchman’ James Anderson’ın wicketını Siddle’ın almasıyla ümitlenen Avustralya karşısında Alastair Cook yine devleşti. Test kariyeri tartışılan Paul Collingwood’un sahaya gelmesi İngiltere’ye güven getirirken Avustralyalı atıcıların istikrarsızlıkları ve fielding hataları somnucunda İngiltere sağlam bir şekilde yola devam etti. Merakla beklenen spinner Michael Beer dünkü şanssızlığından sonra Test kariyerindeki ilk wicketını bugün Paul Collingwood’u oyun dışı bırakarak kazandırsa da Avustralya’yı ateşlemeyi başaramadı. Yemek arasına gidildiğinde farkı 3 koşuya indiren ve hala elinde 5 wicketı bulunan İngiltere üstünlüğünü kabul ettirdi.
Yemek sonrası döneme Alastair Cook ve Ian Bell’in gösterdikleri direnç damga vurdu. İkili, çay arasına kadar olan 2 saatlik süreçte 101 koşu alarak maçı İngiltere’ye getirecek en önemli adımı attı. Avustralyalı atıcıları sürekli cezalandıran bu ikiliden Bell biraz şansını zorlasa da oyunda kalmayı başardı. Çay arası sonrasında Alastair Cook’un 189’da oyun dışı kalması da İngiltere’nin tökezlemesini sağlamadı. Oyuna giren Matt Prior, Bell’e destek olarak onun da 100’e ulaşmasını ve Ashes kariyerinde ilk 100’ü bulmasını sağladı. Günün kapanmasına 2 over kala Bell oyun dışı kalsa da zaten İngiltere çoktan galibiyeti alacak farka erişmiş ve 208 koşu öne fırlamıştı.
Eğer yağmur yarın oyunu kesmezse muhtemelen İngiltere maçı noktalayacak performansı ortaya koyacaktır. Avustralya’nın bu zor durumdan galibiyet çıkarması neredeyse imkansız, beraberliği kurtarmaları da son 2 gün tüm wicketları kaybetmeden dayanmalarına bağlı. Bütün bu iyimser senaryoları bir kenara bırakırsak İngiltere, tam anlamıyla domine ettiği seriyi 3-1 kazanmaya emin adımlarla ilerliyor.

4 Ocak 2011 Salı

Test Serisi, 3. Gün, Cape Town, Güney Afrika 362&52/2 Hindistan 364

Güney Afrika 362&52/2(Smith 29, Petersen 22*, Singh 2-4) Hindistan 364(Tendulkar 146, Gambhir 93, Steyn 5-75)

Üçüncü gün yine güneş aydınlatıyordu Newlands'daki stadyumu ve dünün bitirim ikilisi yine işbaşındaydı. Maç başında Dale Steyn'in iki topunu ucuz atlatan Sachin Tendulkar bir daha arkasına bakmadı. Gautam Gambhir de wicketkeeper Mark Boucher'ın durduramadığı toplardan epey bir koşu alarak başladı güne. İlk seansta heyecan vardı fakat wicket yoktu. Tabi tribünlerde görünen dumanlar ve Hindistan takımının bir an için bu dumanlar arasında kalması da heyecanın bir parçasıydı. Yakınlardaki mutfakta çıkan küçük yangın kontrol altına alınmıştı. Sonunda kilidi açan sol elli falsolu atıcı Paul Harris oldu. Gambhir, nihayet sopasıyla yaptığı ince bir dokunuşla, hemen ardındaki Boucher'a yakalandı. Hindistan bu ikiliye 200'ü geçmeyi başarmıştı. Aynı Harris, ikinci testte Sharma'nın yaptığını yaptı ve Tendular'ın sopasından gelen topa temas etmek için uyguladığı el-ayak bilinçsiz kombinesinden bir runout çıkardı. Hindistan'ın Micheal Hussey'i VVS Laxman oyun dışı kalmıştı.

Gene de 237'ye gelen Hindistan'ın durumu o kadar da kötü sayılmaz demeye kalmadı, ikinci seansın başında Steyn, Pujara'yı LBW'la dışarı gönderdi. Pujara doğrusu kötü bir şekilde out oldu. Tabi takımın skorundan bağımsız takılmasıyla ünlenen Sachin Tendulkar, hemen ardından 100'ü buldu. Dale Steyn şovun bir sonraki konuğu olan kaptan Dhoni, 0'la çıkmanın üzüntüsünü yaşarken teselli Yeni Zelanda serisinde olduğu gibi, bu maçta da hücuma 40 koşuluk destek veren Harbhajan'dan geldi. Nitekim seans sonuna kadar karşısına almayı yeğlediği Morkel-Tsotsobe ikilisinden pek etkilenmeyen Tendulkar'la, bir sürü boundary bulan Harbhajan, çay arasına oyunda girdi.

Son seansa Hindistan da Güney Afrika'nın 362'lik devre skorunun karşısında 316'yla giriyordu. Tabi su testisi su yolunda kırıldığı için Harbhajan 6 yapacağım derken, Duminy'nin bir yakalayışla istatistiklere geçmesini sağladı. Steyn'in wicket hanesine bir çizik daha atıldı. Buna rağmen Hindistan, devre sonuna kadar rakibin koşu sayısını 2 farkla geçmeyi başardı. Güney Afrika'nın ikinci ve son devresine geçildi. Gözlerin üzerinde olduğunu farkeden kaptan Greame Smith, hızlı bir şekilde 30'a merdiven dayadı. Fakat kaptan Ms Dhoni, meslektaşının Zaheer'in hızlı atışlarından kurtulduğunu görünce falsolu atıcı hamlesini yaptı. Strateji tuttu ve hem Smith hem de nightwatchman olarak giren Paul Harris oyun dışı kaldılar. Bu erken wicket kayıpları, yine Güney Afrika'ya, rahat bir gün sonu konuşması yapma imkanı vermemiş oldu. Maç halen ortada.