I was brought up to believe that cricket is the most important activity in men's lives, the most important thread in the fabric of the cosmos. Bernard Hollowood
3 Aralık 2010 Cuma
Bangladeş-Zimbabwe, 2.ODI, Zimbabwe 191 - Bangladeş 194/4, Bangladeş 6 wicket farkla kazandı
Zimbabwe 191 (Ervine 42*, Utseya 32, Abdur Razzak 5/30), Bangladeş 194/4 (Raqibul Hasan 65, Junaid Siddique 53, Price 2/41), Bangladeş 6 wicket farkla kazandı
Serinin 2. maçında ev sahibi Bangladeş tatmin edici bir galibiyet alarak seride durumu 1-1’e getirdi. Aslında maçtan önce gündeme bomba gibi düşen gelişme, Yeni Zelanda serisi öncesi mecburiyetten kaptanlığa getirilen ve 4-0’lık tarihi zaferden sonra göreve devam eden Shakib Al Hasan’ın açıklamalarıydı. Kaptanlıktan memnun olmadığını, takım seçimi üzerinde söz hakkı olmadığını vurgulayan Shakib Al Hasan, arkadaşlarını da maça tam konsantre olmadıkları ve sık hata yaptıkları için eleştirmişti. Dünya Kupası öncesi en iyi kadroyu bulmaya çalışan Bangladeş’teki bu gelişmeler can sıkmış olsa da sahadaki performans mesajın doğru bir şekilde anlaşıldığını kanıtlar nitelikteydi.
Maçta para atışını kazanan Bangladeş yine ilk maçtaki gibi atıcı olmayı seçti. Zimbabwe inningi ise kısaca özetlemek gerekirse yine ilk maçtaki gibi başladı, ilk maçtaki gibi vurucular basit hatalarla wicketlarını kaybettiler, Bangladeş spinnerlarına karşı varlık gösteremediler. Sonunda orta sıra vurucularından tecrübeli Craig Ervine liderliğinde bir toparlanma süreciyle konuk ekip koşu almaya devam etti. Ancak farkı yaratan olay bu maçta sol elli spinner Abdur Razzak’ın yaptığı hat trick ve Zimbabwe’nin sadece 2 koşu alarak son 4 wicketını kaybetmesiydi. Abdur Razzak böylece bu yılın 2. hat trickine imza atarken rahatlıkla 220’yi zorlayabilecek rakibinin bir anda tüm ümitlerini tüketmesi önemli bir başarıydı. Bir de Shakib Al Hasan’ın gösterdiği örnek atıcı performansının takıma verdiği morali de vurgulamak lazım.
Kaptanın fırçasıyla iyice parlayan Bangladeşli vurucular için 191’i geçmek beklendiği kadar zor olmadı. Bu sefer daha dikkatli oynayan ve Zimbabweli atıcılara kolay wicket alma şansı vermeyen vurucular istikrarlı bir grafik çizdiler. Zimbabwe’de tecrübeli Ray Price etkili olurken diğer atıcı arkadaşlarının desteğini alamaması Zimbabwe’nin direnç gösterememesine yol açtı. Kolay ve hak edilmiş bir galibiyet alan ev sahibi ekibin hat-trick kahramanı Abdur Razzak maçın oyuncusu seçildi. Serinin üçüncü maçı başkent Dhaka’da Pazartesi günü oynanacak.
2 Aralık 2010 Perşembe
The Ashes: Avustralya-İngiltere, 2.Test, 03-07 Aralık 2010, Adelaide Oval, Adelaide
Avustralya: Brisbane’de ilk 3 gün sonundaki avantajlı durumunu sonuca yansıtamayan ve neredeyse 2 gün sadece 1 İngiltere wicketı alarak şoka giren Avustralya, belki de erken sayılabilecek bir karar verdi ve takımda değişikliğe gitti. Normalde böyle uzun serilerde maçların arası kısayken radikal kararlar alınması alışık olduğumuz bir durum değil, ancak artan baskı ve Avustralyalı atıcıların yetersizliği sonucunda kurban olarak Mitchell Johnson seçildi ve bir zamanlar takımın atıcılarının lideri olan Johnson bana göre çok isabetli bir kararla kadrodan çıkarıldı. Yerine alınan hızlı atıcılar Doug Bollinger ve Ryan Harris’ten hangisinin oynayacağı maç sabahı açıklanacak olsa da ibre bu yılın en iyi performans gösteren Avustralyalı hızlı atıcısı Bollinger’den yana gibi gözüküyor. Yine de Harris’in son ulusal maçlardaki iyi performansı ve her sahada konvansiyonel ve reverse swing yakalayabilme becerisi Adelaide’de çok işe yarayabilir. Hatta Ben Hilfenhaus da kesilip onun yerine Harris oynatılabilir, ama bu da riskli bir tercih ve iki radikal karar demektir. O kadar da risk alınır mı bilinmez. Topun ağzındaki bir diğer isim Marcus North ise vurucu olarak değil ama o meşhur 2 günde tek wicketı alan kişi olarak yerini bir süre daha olsa da korumayı başardı, ancak arkada bekleyen Steven Smith, Usman Khawaja ve Callum Ferguson gibi isimlerin son günlerde yaptıkları iyi skorlar onun da üzerindeki baskıyı arttırıyor. Ashes’ı geri alabilmek için artık 4 maç kaldı ve Avustralya, rakibinden bir fazla galibiyet elde etmek zorunda olduğundan bu maç hayati öneme sahip.
Muhtemel Kadro: Simon Katich, Shane Watson, Ricky Ponting, Michael Clarke, Michael Hussey, Marcus North, Brad Haddin, Xavier Doherty, Peter Siddle, Doug Bollinger, Ben Hilfenhaus
İngiltere: İlk maçın ilk gününde iyi ve diri bir Avustralya karşısında zor anlar yaşayan konuk ekip, son iki gün baskı altında olmasına rağmen biraz da wicketın beklenenin aksine vuruculara cömert davranması sonucu ikinci inningde 517/1 gibi bir skorla rakibini dağıttı ve psikolojik avantajı ele geçirdi. Ancak bana göre bu 517/1 İngiltere’nin bazı sorunlarını da gölgelemiş gibi gözüküyor. En başta İngiliz atıcıların pek başarılı olamadıklarını unutmamak lazım. İyi gibi gözüken Steven Finn bile wicketlarını kendi atış becerisinden ziyade rakiplerinin bıkkınlığı sayesinde aldı. Günümüzün en iyi spin bowlerı olarak kabul edilen Graeme Swann başarısızdı. İngiltere’nin çok güvendiği orta alt ve son sıradaki vurucu performansı içler acısıydı. Açıkçası ben bu sorunları İngiltere’nin yeterince irdelediğinden emin değilim, bana göre 517/1’in getridiği öfori ve sevinç bu sorunların üzerinin örtülmesini sağladı. 4 yıl önce burada aldıkları yenilgiyle adeta biten İngiltere, bunu tersine çevirmek için önemli bir psikolojik üstünlüğe sahip ve Avustralya’nın yapmak zorunda kaldığı kadro değişikliği hamlesi bunun bir göstergesi. İngiltere son anda bir sakatlık yaşanmazsa aynı kadroyla maça çıkacak.
Muhtemel Kadro: Andrew Strauss, Alastair Cook, Jonathan Trott, Kevin Pietersen, Paul Collingwood, Ian Bell, Matt Prior, Graeme Swann, Stuart Broad, James Anderson, Steven Finn
Adelaide Oval, Adelaide: Dünyanın en güzel stadlarından biri olan Adelaide Oval, bir çoklarına göre Avustralya’da sonuç çıkması en zor stadyum. Geleneksel Avustralya wicketlarının aksine burası tam bir ‘vurucu cenneti’ ve burada kazanılan kura atışı diğer yerlere göre çok daha önemli bir avantaj. 4 yıl önce İngiltere burada Shane Warne’ın harikulade performansına yenik düşmüş ve hiç düşünmediği bir anda maçı kaybetmişti. Her ne kadar 4 yıl öncesinden çok daha hazır bir İngiltere kadrosu burada olsa da her zaman Adelaide onlar için ‘lanetli’ bir yer olarak kalacaktır.
Sri Lanka-West Indies, 3.Test, 2.Gün, West Indies 244/5
West Indies 244/5 (Darren Bravo 68, Nash 62*, Mendis 2/51)
Bu seride pek de alışık olmadığımız şekilde zamanında başlayan ikinci günün ilk dikkat çekici olayı dünün istikrarlı ismi Darren Bravo’unu daha 4. over içerisinde Dilhara Fernando tarafından oyun dışında bırakılmasıydı. Galibiyet için bir an evvel wicket almayı hedefleyen Sri Lanka yine dünkü gibi erken bulduğu wicketın gerisini getiremedi. Bu sefer karşılarında iki soğukkanlı isim Brendan Nash ve Shivnarine Chanderpaul’u bulan Sri Lankalı atıcılar etkisizdi. Chanderpaul biraz daha tehlikeli bir şekilde risk almayı seçerken Nash daha çok iyi bir zamanlama ve risksiz vuruşlarla skoru ilerletmeyi başardılar. Sri Lanka kaptanı Sangakkara’nın spinnerları devreye sokma hamlesi biraz olsun dengeyi ev sahibi lehine çevirse de bu baskı sonuçlarını ancak günün ortalarında verdi. Önce Ajantha Mendis’in atışı ve Mahela Jayawardane’nin muhteşem yakalayışı sonucunda Chanderpaul dışarıda kaldı (böylece Mahela dünkü hatasını geç de olsa telafi etti) sonra da Rangana Herath’ın belki de serinin en güzel falsolu atışı sonucu Dwayne Bravo çıktı. İstediği ivmeyi yakalayan Sri Lanka tam West Indies karşısında üstünlük kurmaya başlamıştı ki eski dostumuz yağmur tekrar sahneye çıktı ve günün kapanmasını sağladı.
ODI Serisi, 2. Maç, Hindistan 259/2-Yeni Zelanda 258 Hindistan 8 wicket farkla kazandı
Hindistan 259/2 (Gambhir 138*, Kohli 64), Yeni Zelanda 258/8 (Guptill 70, Styris 59, Sreesanth 4-47)
Jaipur'da, yazdan kalma bir günle başlayan maçta, para atışını kazanan Hindistan, gündüz saatlerinde atış yapmanın daha verimli olacağını düşünmüş olacak field yapmayı tercih etti
Nitekim maça da iyi girmeyi başaran Hindistan'ın karşısındaki tek ciddi engel, başlarda, Martin Guptill'in wicketı gibi gözüküyordu. 4. overda Jamie How'ın çıkması, üst sıra batting de zorlanan Yeni Zelanda'nın imzasını atması gibi bir şeydi. Zeminin özelliklerinden biri de, yerde seke topların çok yükseğe sıçramamasıydı; bu yüzden doğru atış uzunluğunun bulunamaması, hızlı bir dışsahanın da varlığı düşünülünce, fazla boundary'e fırsat veriyordu. Bundan en fazla yararlanan oyunculardan biri de Guptill oldu. Kiwilerin başarılı gözüken özelliklerinden biri de, karakteristiklerine uygun şekilde, kim gelirse gelsin, hızlı ve iyi koşmalarıydı. Kane Williamson da Guptill'e bu anlamda iyi eşlik etti. Yeni Zelanda 64/1'e geldiğinde, başlangıçtaki hızlı atıcılardan sonra sahne alan Munaf Patel'in Williamson'ı çıkarışını izledik. İşler, evsahibi için yolunda gidiyordu. Ross Taylor oyuna girdi ve çıkışı çok çabuk gelebilirdi ama Ashwin yine çok kolay bir yakalayışı yapamadı. Aynı şansı yakalayan Virat Kohli'yse hata yapmadı, Yeni Zelanda 96/3'te kaldı. Bundan sonra, oyuna giren Styris, Guptill'e, diğerlerine göre çok daha iyi bir ortaklık sundu. Guptill'in oyundan çıkışıyla enteresandı. Yuvraj bir atışında, sanki topu ayağıyla engellemiş gibi gözüken Guptill, maçta kalmayı başarmıştı. Ashwin'in atışındaysa sopasını boşa savururur gibi oldu, öne hamle yaptığı için wicketkeeper stumpları devirdi ve hakem Llong video görüntülerine başvurmak istedi. Hazare'yle topla sopanın temasını gördüğü için doğrudan 'caught behind' kararı verdi ve Guptill, zor da olsa dışarı alındı.
Bu dakikadan sonra, Hindistan'ın uğraşmakta en çok zorlandığı ikili sahne alacaktı: Daniel Vettori ve Styris. 10 overda neredeyse 60 koşu kazandırtan bu ortaklığın sonunuysa, hızlı atıcı Sreensath getirdi. Üst üste iki wicket alan Sreensath, stadyumu dolduran izleyicileri de yeniden ayağa kaldırdı. Yalnız son wicketı korumak üzere gelen Mills ve Hopkins'e, gereksiz agresif toplar atması, Yeni Zelanda'nın, devre sonuna 3-4 boundary daha bulabilmesini sağladı. Sonunda Sreensath, 4 wicketını aldı, yine de Yeni Zelanda 258'e gelebildi ve maçı kazanma umudunu korudu.
Gece takibinin kahramanıylsa Gautam Gambir oldu. Murali Vijay'le birlikte açtığı devrede, durgunca bir başlangıçtan sonra sazı eline alan Gambir, Yeni Zelanda'nın bir türlü çıkaramadığı adam oldu. Vijay pek sahne almamayı tercih etti, zaten ilk wicketı kaybenen de oydu. Yalnız bunun için Hindistan 'ın 87/0'a kadar gelmiş olması, hızlı atıcılar açısından problemliydi. Yardıma gelen kaptan Daniel Vettori, topun çok fazla dönmediği bir zeminde, takıma umut veren wicketı tam bu sırada aldı. Fakat Yeni Zelanda, sakat olan Darly Tuffey'i aradığını gösterdi ve son dönemin formda oyuncusu Virat Kohli'yle baş etmekte çok zorlandı. 37. overda ve 190/1'e çıkan Kohli, yine 50'yi geçmişti. Hindistan'ın galibiyete ulaşması, özellikle erken wicket vermemesiyle, zaten kolaylaşmıştı ve bu, maçın gidişatına çok önemli bir katkıda bulunmadı. Hindistan, serinin ikinci maçında da galibiyete ulaştı.
1 Aralık 2010 Çarşamba
Sri Lanka-West Indies, 3.Test, 1.Gün, West Indies 134/2
West Indies 134/2 (Darren Bravo 63*, Smith 55, Lakmal 1/20)
Kandy’de serinin son maçını heyecanla bekleyenler için gün yine yağmur nedeniyle geç başladı. İlk kez uluslararası bir maça ev sahipliği yapan Pallekele Stadyumu’nda para atışını kazanan Sri Lanka, vurucu olmayı seçerek maçta riske gireceğini gösterdi. Kaptan Kumar Sangakkara’nın deyişiyle kapalı ve yağmurlu havada hızlı atıcıların başarılı olması bekleniyordu ve galibiyet hedefleyen Sri Lanka için erken wicket bulmaktan başka çare yoktu. Sakat hızlı atıcı Nuwan Kulasekara’nın yerine bir başka hızlı atıcı Dilhara Fernando’yu kadroya alan Sri Lanka, bir kez daha sayısız (!) hızlı atıcı kombinasyonlarından birini deniyordu. Konuk West Indies’de ise iki değişiklik mevcuttu. Hastalanan açılış vurucusu Adrian Barath’ın yerine Devon Smith görev alırken falsolu atıcı Sam Shillingford’un yerine bir hızlı atıcı Nelon Pascal tercih edilmişti.
Maç öncesi yapılan tüm hesapların nasıl sonuçlanacağı merakla beklenirken ilk atış için gelen Suranga Lakmal’ın büyük tehlike Chris Gayle’i leg before ile avlaması Pallekele’de sevinç patlamasına neden oldu. İlk maçtaki 333’ten sonra geçen maç yokları oynayan Gayle’den kurtulan Sri Lanka, eminim o sırada para atışı tercihinin ne kadar doğru olduğunu düşündü. Ancak her zaman krikette geçerli olan bir kural vardır, atışlarda ekip olarak hareket edemezseniz başarı gelmez. Bu kuralı bir kez daha doğrularcasına Sri Lankalı atıcılar bir plana sadık kalarak baskı uygulayamayınca ilk overları atlatan West Indies vurucularının karşı atağı sonucunda dağılmaya başladılar. Buna bir de Dilhara Fernando’nun atışlarında önce Samaraweera sonra da Jayawardane’nin topu yakalayamaması da eklenince bu fielding hatalarını iyi değerlendiren West Indies’de hem Darren Bravo hem de Devon Smith 50’yi aşarak takıma moral verdiler. Yağmur nedeniyle bir kez daha duraklayan oyun nedeniyle gün içerisinde sadece 40 over oynanabildi. Ajantha Mendis’in Smith’in wicketını almasıyla günün ikinci wicketını kaybeden West Indies yine de paniklemeden günü tamamlarken skoru da 134/2’ye taşıdı.
Bütün seriye damgasını vuran sezon dışı yağmurların Kandy’de de etkili olması bu maçta da olağanüstü bir performans olmazsa bir kazanan çıkmayacağının sinyallerini veriyor. Yarın da etkili olması beklenen yağmurun kaybettirdiği her over maçın bir kazananı olmasını engelleyecek gibi duruyor.
Bangladeş-Zimbabwe, 1.ODI, Zimbabwe 209 - Bangladeş 200, Zimbabwe 9 koşu ile kazandı
Zimbabwe 209 (Chakabva 45, Ervine 41, Abdur Razzaq 4/41), Bangladeş 200 (Shakib Al Hasan 63, Imrul Kayes 41, Mpofu 3/25), Zimbabwe 9 koşu farkla kazandı
Kriket dünyasının ‘küçükleri’ kabul edilen iki ülkeyi, Dünya Kupası öncesi son ciddi provada karşı karşı karşıya gelen seride ilk maçın galibi Zimbabwe oldu. Bu galibiyet uzun süredir tekrar Test statüsüne dönmek için çabalayan ve aldığı galibiyetlerle rekabet gücünü kanıtlamaya çalışan Zimbabwe için moral olurken ev sahibi ekipte Yeni Zelanda karşısında gelen tarihi seri galibiyetinin öforisini dindirdi.
Kura atışını kazanan Bangladeş’in atıcı olmayı seçmesi klasik bir seçim olarak dikkat çekti. Zorlu koşullarda pek de alışık olmadıkları bir bölgede maça çıkan Zimbabweli vurucular Brendan Taylor ve Chamu Chibhabha, tüm zorluklara rağmen maça iyi başladılar ve rakip hızlı atıcıların atışlarından aldıkları 4’lerle takıma ritm kazandırdılar. Tehlikeyi iyi fark eden Bangladeş kaptanı Shakib Al Hasan rakibi yavaşlatmak için derhal falsolu atıcılarını devreye soktu. Falsolu atıcılar bu hamlenin ne kadar doğru olduğunu kanıtlarcasına hemen rakibi baskı altına aldılar ve konuk vurucuların falsolu atıcılara karşı olan zafiyetini ortaya çıkardılar. Tecrübeli atıcı Abdur Razak’ın ilk 3 overında iki açılış vurucusunu ve rakip kaptan Elton Chigumbura’yı oyun dışı bırakması Zimbabwe’nin iyi gidişini yavaşlattı. Diğer spinnerların da iyi performansı sayesinde rakibin koşu almasını zorlaştıran Bangladeş istediğini almış gözüktü. İyice yavaşlayan oyunda toparlanmaya çalışan Zimbabwe’nin tecrübeli Tatenda Taibu’yu kaybetmesi işeri gittikçe bozsa da genç Regis Chakabva ve tecrübeli Craig Ervine tekrar gemiyi rotaya oturttular ve ikili olarak gösterdikleri performansla Bangladeş’in falsolu atıcılarını cezalandırmaya başladılar. Son 10 overa girilmeden hemen önce Chakabva çıktı ama Ervine’a katılan Prosper Utseya ilk hedef olan 200 koşuya yaklaşmak için takımı ateşledi. Ervine’ın rakip kaptan Al Hasan’ın atışında wicketını kaybetmesi sonucu giderek direnci azalan Zimbabwe son overa girerken tüm vurucularını kaybetti. Bangladeşli falsolu atıcıların 10 wicketın 9’unu almış olması (son wicket run out ile geldi) Bangladeş’in gücünü ortaya koyarken Zimbabwe’nin gösterdiği direnç takdir topladı.
Bu sahada ilk inning ortalamasının 187’lerde olduğunu düşünürsek konuk takımın aldığı 209 koşu iyi bir sayı olarak değerlendirilse de ev sahibi ekibin bunu geçeceğini düşünenler fazlaydı. Bangladeş inninginde de açılış vurucuları iyi bir başlangıç yaptılar, ancak Zimbabweli hızlı atıcı Christopher Mpofu rakip meslekdaşlarını aksine çok daha tehlikeliydi. İlk wicketı aldıktan sonra falsolu atıcıları oyuna süren Zimbabwe arka arkaya aldığı wicketlarla galibiyetin kokusunu almaya başlamıştı. Kendi silahlarıyla vurulan ev sahibi ekibin vurucuları bir türlü oyuna giremediler ve kısa aralıklarla wicketları kaybederek galibiyeti zora soktular. Devreye giren kaptan Al Hasan’ın liderliğini konuşturmasıyla tekrar toparlanan Bangladeş hızla koşuları alarak maçtaki heyecanı arttırsa da galibiyet için Al Hasan’a destek veren oyuncu çıkmadı. Son overlara kadar heyecanı taşıyan Al Hasan’ın rakip hızlı atıcı Mpofu’ya wicketını hediye etmesi Bangladeş’in son galibiyet şansını da tüketirken kalan wicketı bir run out ile alan Zimbabwe maçı 9 koşu farkla kazanmayı başardı. Bu galibiyetle seride 1-0 öne geçen Zimbabwe’nin hızlı atıcısı Christopher Mpofu maçın adamı seçildi. Serinin 2. maçı iki gün sonra oynanacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)